Çiğdem Kılıçgün Uçar: Devlet depremi hala sürüyor

Maraş’ta depremzede yurttaşları ziyaret eden Yeşil Sol Parti Eşsözcüsü Çiğdem Kılıçgün Uçar, aradan geçen 7 aya rağmen deprem bölgelerinde tek bir adım atılmadığını söyleyerek, “Halkımız burada aynı zamanda bir devlet depremi yaşadı. Kürt ve Alevilerin yaşadığı yerlere devletin eli gitmedi. İnanç ve kimlik ayrımcılığı hala sürdürülüyor” dedi. Yeşil Sol Parti Eşsözcüsü Çiğdem Kılıçgün Uçar ve beraberindeki heyet Maraş’taki depremzedeleri ziyaret etti. Bir dizi gözlemde bulunan heyet, yurttaşların yaşadığı sorunları dinledi. Çiğdem Kılıçgün Uçar, Türkiye’nin bir deprem bölgesi olmasına rağmen hiçbir iktidarın bu konuda politik bir faaliyet yürütmemesini ‘tercih’ olarak adlandırdı. “DEVLET DEPREMİ SÜRÜYOR” Depremin ilk gününden bu yana sorunların giderilmesi adına somut hiçbir adımın atılmadığını belirten Uçar, “Böylesine büyük bir deprem unutturulmaya çalışılıyor. Önceki depremlerin acısı hala tazeyken göz göre göre böyle bir depremle karşı karşıya kaldık. Halkımız iki depremi birlikte yaşadı. Birincisi doğal afet diye tanımlayacağımız deprem, ikincisi ise devlet depremi. Depremin ilk 3 günü halkımız “devlet nerede” diye sorarken devlet, başka işlerle uğraşıyordu. Devlet depremi halen bu coğrafyada sürüyor. 7 ay geçmesine rağmen bir su havzası olan Maraş’ta su sıkıntısı yaşanıyor. Enkazlar hala kaldırılmış değil” diye konuştu. “DEPREMDE İNANÇ VE KİMLİK AYRIMCILIĞI YAPILDI” Depremde ve depremden sonraki süreçte AKP iktidarının Kürt ve Alevilerin yoğun olarak yaşadığı yerlere hizmet götürmediğini vurgulayan Uçar, şunları söyledi: “Deprem seçim malzemesi haline getirildi. Çok iyi biliyoruz ki bu söylemler yerel seçimlerde de kullanılacak. Yazın konteynerlarda kalamayan vatandaş kışın nasıl yaşayacak burada? Çocuklar okula gidemiyor, kadınların yükümlülükleri artmış durumda. Dolayısıyla AKP hükümeti ‘deprem bölgesindekiler umurumda değil ben sadece bana oy verene hizmet götürürüm’ diyor. Kürt ve Alevilerin yaşadığı yerlere devletin eli gitmedi. İnşaat temelinin atıldığı yerlerin hepsi Türk ve Sünni köyleri. İnanç ve kimlik ayrımcılığına karşı AKP’ye bu ülkenin tek sahibi siz değilsiniz, olmayacaksınız diyoruz. Bu ülkeyi sizin hukuksuzluğunuza emanet etmeyeceğiz. Yaralarımızı birlikte sarmaya devam edeceğiz. Depreme ve her türlü afete karşı biz Yeşil Sol Parti olarak buradayız.” PİRHA
Antalya’da ‘Deniz Gezmiş’ gözaltısı

Antalya’da çok sayıda sendika, parti ve dernek yöneticisi 24 kişi “6 Mayıs’ta Deniz Gezmiş’in mektubunu okumak” suçlamasıyla gözaltına alındı. Antalya’da sabah saatlerinde Eğitim-sen Antalya Şube Başkanı ve KESK Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Nurettin Sönmez’in aralarında bulunduğu çok sayıda kişi gözaltına alındı. Ayırca Eğitim-Sen Yönetim Kurulu’ndan 4, Halkevleri, DİSK, Emekli Sen, EMEP, TİP ve Sol Parti’den 24 yönetici ve üyenin gözaltına alındığı belirtilirken, gözaltı nedeninin “6 Mayıs’ta Deniz Gezmiş’in mektubunu okumak” olarak açıklandı. PİRHA/ANTALYA
Alevilerden mesaj: Sivas, bizim kalbimizde zaman aşımına uğramadı

Avustralya Alevi örgütlenmeleri temsilcileri, Turabi Bulut Dede ve Güzide Suluk Ana, Sivas Katliamı Davası’nın zaman aşımına uğratılması ve Türkiye’de okullara imam atanmasına ilişkin video mesaj paylaştı. Turabi Bulut Dede, “En küçük bir barış, bin tane savaşa bedeldir” dedi. Turabi Bulut Dede, Güzide Suluk Ana ve Avustralya Alevi örgütleri temsilcileri, Sivas Katliamı Davası’nın 30. yılında zaman aşımına uğratılması ve Türkiye’de okullara imam atanmasına ilişkin video mesajlar yayınladı. Güzide Suluk Ana, mesajında “Katledildim Maraş’taydım. Diri diri yandım Sivas’taydım. Parçalandım Çorum’daydım. Malatya başka bir yara… Hangisini söyleyeyim ki? ‘Zaman aşımına uğradı’ diyorsunuz; Sivas, bizim kalbimizde zaman aşımına uğramadı. Biz küllerimizden yeşereceğiz. İnancımızı doya doya yaşatmadınız ama biz dimdik ayaktayız. Canlar, herkes kendi inancında yaşasın. Gerçekten kınıyorum. Kaç senedir katiller, aramızda dolaştı ve zaman aşımına uğradı, bu nasıl iştir?” ifadelerini kullandı. “İMAMLARIN YERİ BELLİ” Avustralya Alevi Toplum Konseyi (AATK) İnanç Kurulu Başkanı Nasuh Baldemir şunları söyledi: “Yakın zamanda Sivas Davası zaman aşımına düşürüldü. Orada 33 canımızı her andığımızda içimiz yanıyor. ‘Ben insanım’ diyen bütün insanlar için böyledir. Bu dava bitmedi, bitmeyecek. Kimsenin diline, dinine, ırkına hiçbir itirazımız olmadı, olamaz. Başkalarının da bizi öyle görmesini istiyoruz. Karma eğitimin konuşulduğu yerde söz hakkımız olduğuna inanıyoruz. Öğretmenlerin yeri ayrı, imamların yeri belli. Herkes görev yerinde olmalı.” “OKULLARA GERİCİLİĞİN SOKULMASINA KARŞI ÇIKIYORUZ” Dandenong Alevi Kültür Merkezi (DAKM) Başkan Yardımcısı Doğan Coşku “Bizler binlerce kilometre uzakta olsak da Türkiye’de gelişen gündemden uzak değiliz. Asimile edemedikleri Alevileri bu sefer eğitim yolu asimile etmeye çalışıyorlar. Bunlar her zaman olmuştur ve olacaktır. Önemli olan bizlerin bu gerici faaliyetler karşında nasıl bir duruş sergileyeceğimiz. ÇEDES projesine bizler de karşıyız. Laik, çağdaş eğitimden yanayız. Okullara gericiliğin sokulmasına bizler de Avustralya’dan karşı çıkıyoruz.” dedi. “İNSANLIK SUÇLARININ ZAMAN AŞIMINA UĞRAMAMASI LAZIM” Sunrysia Çağdaş Alevi Kültür Merkezi Başkanı Ali Şengünlü, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Suçluların yakalanıp cezalandırılmaması, davanın zaman aşımına uğratılması beni çok üzdü. O günü hiçbir zaman unutamadım. İnsanlığa karşı işlenmiş suçların zaman aşımına uğramaması lazım. Bir başka konu ise okullara imam atanması. Bunu doğru bulmuyorum.” “SUÇLULARIN YAKLANIP CEZALANDIRILMASINI TALEP EDİYORUM” Sunrysia Çağdaş Alevi Kültür Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi Sefa Arslan, “Sivas Katliamı 30 sene sonra siyasi olarak zaman aşımına uğratılmıştır. İnsanlığa karşı işlenmiş suçlar zaman aşımına uğratılamaz. Bu siyasi bir karardır. Suçluların yakalanıp cezalandırılmasını talep ediyorum. Bir de okullara imam görevlendiriliyor. Okullarda rehber öğretmen yeterlidir.” dedi “MARAŞ’I, SİVAS’I, DERSİM’İ, ÇORUM’U UNUTMUYORUZ” Turabi Bulut Dede, Sivas Katliamı Davası’nın zaman aşımına uğratılması hakkında şu ifadeleri kullandı: “Madımak Oteli’nde yapılan katliamın üzerinden 30 yıl geçti. O günden bugüne yapılan katliamlar barışa, insanlığa, adalete karşı yapılan katliamlardı. Bu katliamları devamlı kınıyoruz. Madımak Oteli’nde yitirdiğimiz canları saygıyla anıyoruz. Hukukun, adaletin olmadığı bir ülkede ne bekliyoruz ki! İnsan özgürce fikrini, inancını yaşayamıyorsa o ülkede mutlaka sorunlar çıkıyor. Alevi toplumu olarak yitirdiğimiz canlarımızı bırakmıyoruz. Yaşadığımız sürece onların, gönüllerimizde yeri vardır. Maraş’ı, Sivas’ı, Dersim’i, Çorum’u unutmuyoruz. En küçük bir barış, bin tane savaşa bedeldir.”
Yeşil Sol Parti depremden etkilenen kentlerde yaptığı ziyaretler 4’üncü gününde Hatay’da devam ediyor.

Hatay’da depremzedeleri ziyaret eden Yeşil Sol Parti Eşsözcüsü İbrahim Akın, iktidarın 7 aydır çözmediği sorunları normalleştirdiğini belirterek, “Yaşayan ölüler olmayı kimse kabul etmesin. Herkesi mücadele etmeye çağırıyoruz” dedi. Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi’nin (Yeşil Sol Parti), depremden etkilenen kentlerde yaptığı ziyaretler 4’üncü gününde Hatay’da devam ediyor. Yeşil Sol Parti Eşsözcüsü İbrahim Akın, Yeşil Sol Parti milletvekilleri Tülay Hatimoğulları ve Mehmet Zeki İrmez’in bulunduğu heyet, kentte ziyaretler gerçekleştirdi. ‘KİRACI OLDUĞUMUZ İÇİN KONTEYNIR VERİLMEDİ’ Heyet ilk olarak Defne ilçesine bağlı Çekmece Mahallesi’nde bulunan çadırda kalan yurttaşları ziyaret etti. Yaşadıkları sorunları heyet ile paylaşan yurttaşlar, mağdur edildiklerini dile getirdi. Depremden sonra yemek dağıtan aş evlerinin seçim sonrası kapatılması nedeniyle yemek bulmakta zorlandıklarını anlatan yaşlı bir kadın, bir ekmek almakta dahi zorlandıklarını ve kimsenin yardım etmediğini söyledi. Hem kiracı hem de depremde evleri orta hasarlı olan ev sahiplerine konteynır verilmediğini ve bu nedenle çadırda kalmaya mecbur bırakıldıklarını ifade eden yurttaşlar, yaklaşan kış ayları nedeniyle çadırda kalma olanağının olmadığını belirtti. Güvenlik sorunu olduğuna dikkati çeken yurttaşlar, hırsızlık vakalarının artmasına karşı bir önlem alınmadığını kaydetti. ‘DAYANIŞMA İLE YARALAR SARILIYOR’ Hatay’daki Gezi eylemleri sırasında polisin attığı gaz fişeği ile hayatını kaybeden Ahmet Atakan’ın babası Ali Atakan ise, Hatay’ın deprem sonrası ötekileştirildiğine dikkat çekti. Atakan, deprem sonrası devletin Hatay’a bilinçli olarak yardım göndermediğini ve gelen yardımlara el konulduğunu anlattı. Depremde evi yıkılan Atakan, dayanışma ile yaraların sarıldığını sözlerine ekledi. Yurttaşların anlattığı sorunları not alan heyet, sorunların çözümü için her mecrada mücadele edeceklerini vurguladı. Ziyaretler sırasında ailelerin görüntüsünü telefonla çeken polislere, bunun fişleme olduğunu belirten heyet, polislerin görüntü almasını engelledi. ‘DEMOGRAFİK DEĞİŞİMİ KABUL ETMİYORUZ’ Heyet ardından aynı mahallede bulunan HDP ve Yeşil Sol Parti il örgütü olarak kullanılan konteynırların olduğu alanı ziyaret etti. Alanda, 4 günlük çalışmalara dair basın açıklaması yapıldı. Açıklamada konuşan Yeşil Sol Parti Adana Milletvekili Tülay Hatimoğulları, yaptıkları ziyaretler esnasında deprem bölgesinde iller arasında ayrımcılık yapıldığına işaret etti. Deprem bölgesinde eğitimde yaşanan sorunlara değinen Hatimoğulları, “Hatay’ın sağlık hizmetlerinden, eğitimden mahrum bırakılması halkı göçe zorlama olarak yorumlanıyor. Demografik yapıyı değiştirme girişimlerini kabul etmiyoruz. Dün mücadele ettiğimiz gibi bugün de mücadele edeceğiz. Deprem bölgesinde yaşananlara dair rapor hazırlayacağız. Toplum ile dayanışma içinde olacağız” ifadelerini kullandı. ‘NORMALLEŞTİRMEYİ KABUL ETMİYORUZ’ Deprem için toplanan vergilerin akıbetini soran Yeşil Sol Parti Eşsözcüsü İbrahim Akın da yapılan ayrımcılığa değindi. Dört gündür deprem bölgelerinde ziyaretler gerçekleştirdiklerini belirten Akın, “Maalesef vicdanlarımız sızlıyor, yüreklerimiz yaralı. Bir kez daha gördük ki bütün bölge ne yazık ki 7 aydır hiçbir şey yapılmamış gibi duruyor ve bazı yerler ayrımcı bir şekilde çok daha mağdur. Adıyaman’da başlayarak Malatya, Maraş ve Hatay’dayız. Hatay’ın kendine özgü sorunları var, ama buradan seslenmek istiyoruz. Biz bu normalleştirmeyi kabul etmeyeceğiz. Deprem sırasında çıkan bütün kaynakların, bütün vergilerin nereye gittiğini soracağız, takipçisi olacağız. Bu ülke buna sessiz kalamaz. Bir taraftan zevk ve sefasını sürdürenler, öbür taraftan açlık ve yoksulluk içinde olan insanlar var” dedi. ‘ÜLKENİN YARISI YOK SAYILDI’ “Antep’e konut yapılırken Hatay’a neden yapılmadı?” diye soran Akın, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Herkesin eşit yurttaş olarak faydalanması gereken haklardan -sağlıktan, eğitimden- neden yararlanmadığını soruyoruz. Biraz önce yurttaşımız kendi okulu yıkıldığı için çocuğunu başka bir okula götürmek zorunda kaldığını ama buna gücünün yetmediğini belirtiyor. Bu çocukları okulsuz evsiz bırakamazsınız. İnsanlarımızın verdiği desteği, bağışları nereye gönderdiniz? Meclis’i olağanüstü toplantıya çağırdık. MHP-AKP zihniyetini biliyoruz. Onlar ülkenin yarısını yok saydılar, yurttaş olarak da kabul etmiyorlar ama muhalefete sesleniyoruz, burada öyle gelip laf ederek, gitmekle olmuyor. Buradaki insanlar acı çekiyor, çaresiz durumdalar. Biz insanlarımızı yalnız bırakmayacağız, birlikte olmaya, dayanışma içinde olmaya, sözlerini her yerde dile getirmeye devam edeceğiz. Yurttaş hakkını istiyor, eğitim sağlık hakkını istiyor. Bu insanlarımızı zaten mağdur olmuşlar. Nakliye ve konut ücretleri yükselmiş durumda.” ‘HERKES MÜCADELE ETSİN’ Konteyner sorunu yaşandığını belirten Akın, “Bir an önce sorunlara çözüm bulunmalı. Adıyaman, Malatya, Maraş ve Hatay’da insanlar yaşadıkları sorunlara karşı muhatap bulamıyor. 1 Ekim’de Meclis’te deprem gündemini ısıtmaya, yurttaşların sesi olmaya devam edeceğiz. İnsanlardan beklentimiz örgütlenmeleri. Yaşayan ölüler olmayı kimse kabul etmesin. Herkesi mücadele etmeye çağırıyoruz” diye konuştu. PROGRAM BUGÜN SONA ERECEK Heyet, Antakya’da Maşuklu Mahallesi Kadın Kooperatifi, Samandağ’da Mızraklı Rihen Kadın Kooperatifi, Antakya Dikmece ve Serinyol kırsal mahallelerine yapacağı ziyaret ve düzenleyeceği halk toplantılarıyla 4 günlük programını sonlandıracak. PİRHA