Tutuklu gazeteci Abdurahman Gök, ödülünü cezaevindeki gazetecilere adadı

 Paylaş PİRHA- Musa Anter Özgür Basın Şehitleri Gazetecilik Ödülleri kapsamında, Türkçe haber kategorisinde birincilik ödülünü alan tutuklu gazeteci Abdurrahman Gök, ödülünü tüm tutuklu gazetecilere adayarak, “Özgürlüğünden yoksun bırakılma riskine rağmen hiçbir şekilde hakikatten ve vicdanlarından ödün vermeyen herkese selam olsun” mesajını paylaştı. Musa Anter Özgür Basın Şehitleri Gazetecilik Ödülleri, Türkçe haber kategorisinde birincilik ödülünü, İran’da Mahsa Amini’nin katledilişinin ardından başlayan “Jin jiyan azadî” hareketini dünyaya yayan “Rojhilat ve İran’dayım: Yeni bir İran umudu” haberiyle alan Mezopotamya Ajansı’nın tutuklu editörü Abdurrahman Gök, bir mesaj yayınladı. Tutuklu bulunduğu Diyarbakır Cezaevi’nden mesaj gönderen Gök, haberini seçen jüri üyelerine teşekkür etti ve ödülünü adını sıraladığı tutuklu gazetecilerin şahsında tüm tutuklu gazetecilere adadı. “HAKİKATTEN ÖDÜN VERMEYEN HERKESE SELAM OLSUN” Gök’ün gönderdiği mesaj şöyle: “Mahza Jina Emini’nin 13 Eylül 2022’de Tahran’da polis tarafından öldürülmesinden sonra tam Tahran’a yayılan eylemleri takip etmek için gittiğim İran ve Rojhilat kentlerinde yaptığım gözlemler sonucu hazırladığım yazı dizisini ödüle layık gören jüri üyelerine teşekkür ederim. Bu ödülü özgürlüklerinden yoksun bırakılmak pahasına Jina’nın ölümünü kamuoyuna duyurdukları için tutuklanan İranlı gazeteciler Nilufer Hamedi ve Elahe Mohammedi’ye, benim gibi tutuklu gazeteci arkadaşlarım Sedat Yılmaz, Dicle Müftüoğlu, Mehmet Şah Oruç, Fırat Can Arslan ve Merdan Yanardağ şahsında tutuklu gazetecilere adıyorum. Özgürlüğünden yoksun bırakılma riskine rağmen hiçbir şekilde hakikatten ve vicdanlarından ödün vermeyen herkese selam olsun.” PİRHA/DİYARBAKIR

Dersim’de, deprem gerçeği ve sömürge madenciliği üzerine sempozyum yapılacak

TMMOB Dersim İKK ve Dersim Kent Koruma Kurulu üyeleri 22-23 Eylül’de deprem gerçeği ve sömürge madenciliği üzerine yapılacak sempozyuma ilişkin basın toplantısı düzenledi. Dersim halkını sempozyuma davet eden TMMOB Dersim İKK Sekreteri Uğur Beycan, “Hem bilimsel, hem teknik hem de toplumsal anlayışı örmek bütün kurumlarımızın üzerinde tarihsel bir sorumluluk olarak duruyor” dedi. Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Dersim İl Koordinasyon Kurulu (İKK), 22-23 Eylül’de Dersim’de ‘Dersim Kent Sempozyumu’ düzenlenecek. Deprem gerçeği ve sömürge madenciliği üzerine yapılacak sempozyuma akademisyen, TMMOB yöneticileri ve mühendisler katılacak. Dersim İl Koordinasyon Kurulu ve Dersim Kent Koruma Kurulu üyeleri 22-23 Eylül’de deprem gerçeği ve sömürge madenciliği üzerine yapılacak sempozyuma ilişkin basın toplantısı düzenledi. “HALKIMIZI SEMPOZYUMA GÜÇ VERMEYE DAVET EDİYORUZ” 22-23 Eylül’de yapılacak Dersim Kent Sempozyumu’nun sömürge madenciliği ve deprem üzerine yapılacağını belirten TMMOB Dersim İKK Sekreteri Uğur Beycan, “Sempozyumu iki gün olarak planladık ve katılımcılar Türkiye genelinde akademisyen, TMMOB yöneticileri, mühendisler ve bu durumu inançsal boyutuyla da ele alacağız. Hem bilimsel, hem teknik hem de toplumsal anlayışı örmek bütün kurumlarımızın üzerinde tarihsel bir sorumluluk olarak duruyor. Bu tarihsel sorumluluğu da TMMOB olarak biz Dersim’den doğru kurumlarımızla bütünlüklü bir yaklaşımla açığa çıkartarak bir sonuç elde edebileceğimizi düşünüyoruz. Tüm halkımızı 22-23 Eylül’de yapılacak sempozyuma güç vermeye davet ediyoruz” dedi. “DERSİM’DE, DEPREME KARŞI NE YAPILABİLİR KONUSUNDA KAYGI OLUŞTU” Tunceli Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Yardımcısı Sönmez Aydın ise, “Pazarcık depreminden sonra Dersim’de depreme karşı ne yapılabilir noktasında bir kaygı oluştu. Bizlerde Dersim’de bulunan STK’lar olarak Dersim Koruma Kurulu oluşturduk, amacımız depreme karşı ne yapılabilir ve halkta bu konuda bir duyarlılığı açığa çıkartmaktı” diye belirtti. “YARIN İSTANBUL’DA ŞİRKET YETKİLİLERİ İLE TOPLANTI GERÇEKLEŞTİRİLECEK” FEDAŞ işçilerinin 42. gününde devam eden grevine ilişkin son bilgileri de paylaşan Uğur Beycan, “Bu durumla ilgili çözüm yaratma kaygısıyla dün Dersim Kent Koruma Kurulu olarak şirketin bölge müdürleriyle bir toplantı gerçekleştirdik. Yapılan toplantıda çözümün daha rasyonel bir şekilde ilerlemesi noktasında Dersim Kent Koruma Kurulu olarak holdingin icra kuruluyla bir görüşme durumu açığa çıktı. Görüşme talebi şirket yetkilileri tarafından olumlu karşılandı yarın İstanbul’da Dersim Kent Koruma Kurulu ve Dersim milletvekilimiz ile birlikte şirket yetkilileri ile bir toplantı gerçekleştirilecek. Çözümü ortaya çıkarmak için umudumuz var” diye konuştu. PİRHA/DERSİM

Dersim halkı: İşçilerin hakları verilsin, elektrik sorunu son bulsun

9 Ağustos’tan beri eylemde olan ve 32’si işten çıkarılan FEDAŞ işçilerinin eylemi, yaşanan elektrik kesintileri nedeniyle kentte ve özellikle köylerde yaşamı olumsuz etkiliyor. Ciddi bir soruna dönüşmeye başlayan konuyu Dersim halkına sorduk. Halk hem işçilerin haklı mücadelesini destekliyor hem de mağduriyetini dile getirerek, sorunun çözülmesini talep ediyor. Dersim’de çalışma koşulları ve ücretlerinin iyileştirilmesi talebiyle 9 Ağustos’tan beri eylemde olan ve 32’si işten çıkarılan FEDAŞ işçilerinin eylemi, yaşanan elektrik kesintileri nedeniyle kentte yaşamı olumsuz etkiliyor. Halk, anlaşma sağlanmasını ve mağduriyetlerinin giderilmesini beklerken FEDAŞ ise işçilerle halkı karşı karşıya getirmeye çalışıyor. Kentte ciddi bir soruna dönüşmeye başlayan konuyu Dersim halkına sorduk. “HAKLARI VERİLENE KADAR DİRENİŞE DEVAM ETSİNLER” “İşçilerin yanında olmayacağız da kimin yanında olacağız” diyerek söze başlayan köylü Ali Haydar Kurban, “İşçiler haklıdır, biz devamlı işçilerin yanındayız fakat elektriklerimiz kesiliyor, biz de zor durumda kalıyoruz. İşçiler haklarını istiyorlar, haklarına ve emeğe saygımız var. Hakları verilene kadar direnişe devam etsinler. Elektrikler çok kesilirse isyan başlar. Buzdolabı, şu bu var, elektrik olmayınca hiçbir şey yapamayız ki. Zararlı yine köylüler çıkacak. Köylüler bilinçli olsa, işçinin yanında olsa belki bu sorun daha erken çözülür ama köylüler o bilince sahip değil” dedi. Sonuna kadar işçilerin yanında olacaklarını ve yapılması gereken ne varsa yapacaklarını belirten Nail Çağdaş, “Geçenlerde bizim köyde elektrikler gitmişti, askeri denetim altında bir tane vatandaşı getirmişlerdi. Sonra eylemde olan işçi arkadaşlar gelip orda protestolara başladılar. Ben de onlara bir destek alkışı çaldım. İşçi arkadaşların emeğine saygı duyuyorum, onların eylemine de can-ı gönülden katılıyorum. Nerde bir sömürü düzeni varsa o düzene karşıyız. Elektrik mi gidiyor, bidon da sütün mü var. Valiye kadar çıksınlar. Sütünü oraya döküp çıksınlar. Sürekli işçinin yanında dursunlar” diye konuştu. “İŞÇİLER PERİŞAN OLUYOR, VATANDAŞLAR DA SIKINTIYA GİRİYOR” İşçileri desteklediğini çünkü asgari ücretle geçinmenin çok zor olduğunu söyleyen Abdullah Alaçam, “Adamlar sabahtan akşama kadar çalışıyorlar, perişan oluyorlar. Bence işçiler haklarını sonuna kadar savunsunlar. Elektrik işçileri kendi işlerini yapamadığı zaman vatandaşlar da sıkıntıya giriyor. Devletin buna bir çare bulması lazım. Yani en azından haklarını verseler işçiler de eylem yapmazlar zaten. İşçi kendi hakkını savunmak için greve gidiyor. Greve gitmemesi için devlet işçiyle beraber işverene gidecek ve ‘kardeşim sen bunun hakkını vereceksin’ diyecek. Böylece vatandaşını mağdur etmesinler” şeklide ifade etti. İşçinin hakkının ve emeğinin verilmesi gerektiğini, verilmediği zaman hizmet alınamayacağını ifade eden Kamer Bakır, “İşçiler çok kötü şartlarda çalışıyorlar. Kış aylarında gece saat 12-1’lere ya da sabahlara kadar çalıştıkları oluyor. Emeklerinin karşılığını alamıyorlar. Hak ettikleri ücretin verilmesi gerekiyor. Atatürk (Sihenk) mahallesinde kiralar 10-12 bin lira. Bir de öğrenci okutuyor, doğalgazı var bunun. 10-15 bin liraya geçinemiyorlar, işçilerin maaşlarının iyileştirilmesini bekliyoruz” diye belirtti. “İŞÇİ DE BENİM GİBİ FAKİR, NE DİYEBİLİRİM Kİ” İsmini vermek istemeyen yurttaş, “Hak neyse yerini bulsun, benim elimden ne gelir ki. Kodamanlar, büyükler var. Biz bir şey diyemeyiz ki, biz çöp kutusuyuz. Zaten 3 aydır elektriğimiz yok, sokak lambaları yok. İşçi de benim gibi fakir, ne diyebilirim ki. Tabii ki fakir fukaraya hakkını versinler, yazıktır” dedi. Türkiye’nin ekonomik koşullarında işçilerin 13-14 bin liraya çalışmasının insani ve ahlaki olmadığını belirten Hasan Yüksel, “İşverenlerin kendi sermaye çıkarları için işçileri köle olarak çalıştırması kabul edilecek bir durum değildir. Buna devletin de müdahale etmesi lazım. Dışardan işçilerin getirilmesi sağlıklı değil, hukuki de değil, yasal da değil. İşçileri destekliyoruz. En azından insanca yaşayabilecekleri bir ücretin ve daha iyi koşullarda çalışma haklarının sağlanması gerek” ifadelerine yer verdi. “BAZI KÖYLERDE ÜÇ HAFTADIR ELEKTRİK YOK” FEDAŞ’ı ve sekreterini arayıp konuştuklarını, kendilerine ‘işçilerin haklarını verin’ dediklerini dile getiren Talip Çakıcı, “Köyde elektriğimiz yok, bostanımızı sulayamıyoruz, mağdur olmuşuz. İşçilerin haklarını versinler. Asgari ücretle insan direğe çıkarttırılmaz, mağdur edilmez. Bu iş gerçekten ağır bir iştir. Bir de az sayıda eleman çalıştırıyorlar” dedi. İşçilerin haklı olduğunu ve haklarını savunduğunu, çünkü kiraların ve hayat pahalılığının arttığını ifade eden Metin Çoğan, “Elektrik özelleştirildiği için bu da şirketin sorunu. Bazı köyler var ki üç haftadır elektrik yok. Doğru dürüst gelip arızalara bakmıyorlar. O zaman şirket işçilerin hakkını versin, çalışıp hakkettikleri parayı versin. Asgari ücretle adam mı çalıştırılır bu dönemde” diyerek işçilerin yanında olduğunu söyledi. Buzdolabı ve televizyonlarının gittiğini, elektrik olmadığı için zor durumda kaldıklarını söyleyen Xeycan Gündüz, “Bir an evvel elektriğimiz gelsin istiyoruz. Bir geliyor elektrik, bir kesiyorlar. İşçiler de haklı, ne yapsalar zam verilmiyor. Haksızlığı kabul etmiyoruz” diye belirtti. “DEVLETİN ARABULUCU OLMASI LAZIM” İşçilerin adil bir ücret talebiyle başlattıkları ve greve dönüştürdükleri eylemi sonuna kadar desteklediklerini ve şu anda manzaranın gerçekten içler acısı olduğunu belirten Haydar Çetinkaya, “İlimiz dahilinde kurulu 6-7 tane baraj var ama köylerimizde, il merkezimizde, ilçelerimizde, sokaklarımızda, her tarafta elektrik kesintileri var. Şu anda emekçilerin yaptıkları grev dolayısıyla işten atılmaları diktatörce bir tavırdır. Böyle bir şey olamaz. Bunu da çok kaba ve çirkin buluyorum. Buna derhal son verilmelidir. İnsanları işten atmak yerine gerek valilik gerek Fedaş, Aksa olsun, önce işçilerin haklarını bir değerlendirmeleri lazım. Tarafların bir an önce masaya oturmasını kentimiz açısından faydalı buluyorum. Aksi halde yani elektriklerimiz bu kadar sık kesilmeye devam ederse bizim yapacağımız tek şey Fedaş’a yürümek olacaktır” değerlendirmesinde bulundu. “YARA BİR YERDE DEĞİL HER YERDE VAR” Her zaman işçilerin, ezilenlerin yanında olduklarını tekrarlayan Hasan Kıray, “Milleti ne hale koydular görüyorsunuz. Cebimizde çay parası yok ki gidip bir çay içelim. Zavallı işçiler ne yapsın” derken, Zeynel Doğan, “Grev yapsınlar, haklarıdır, tabi ki destekliyorum” dedi. Bu ülkede hiçbir şeyin çözümü olmadığını ifade eden Hıdır Kaş ise şunları söyledi: “Direnmek iyi bir şey değil, devlete karşı gelmektir. Biz hiçbir zaman devletin yanında yer almadık, hep devlete karşı geldik. Bu direnişin de haklı yönleri var ama sonuçta mutlu olacaklarını sanmıyorum. Bu direnişe hak vermek doğrudur, işçilerin maaşları düşüktür. 15 milyon emekli var, bunların 9 milyonu 7500 lira maaş alıyor. Bu maaşla nasıl kira ödesin, nasıl geçinsin. Direniş iyidir ama sonuçta bir şey olmaz. Köylerde askeriyeye yakın yerlerde elektrik var, diğerlerinde yok. Direnişe toplum olarak destek vermek lazım. Yüz kişinin içinde ben hastayım dedin mi olmuyor, hepsi birlikte hastayım diyecek. Yara bir yerde değil her yerde var” PİRHA – EYÜP HANOĞLU-CİHAN BERK/DERSİM

Apê Musa’nın katledilmesinin üzerinden 31 yıl geçti

Kürt aydını, gazeteci-yazar Musa Anter’in (Apê Musa), aramızdan ayrılışının üzerinden 31 yıl geçti. 20 Eylül 1992 yılında Diyarbakır’da gerçekleşen Kültür-Sanat Festivali’ne katılarak kitaplarını imzalayan Musa Anter, akşam saatlerinde Seyrantepe Mahallesi’nde uğradığı silahlı saldırı sonucu 72 yaşında hayatını kaybetmişti. Cinayetin üzerinden 31 yıl geçti, ancak bugüne kadar failler tek tek, isim isim bilinmesine rağmen yakalanmadı. Hayatı cezaevi ve sürgünlerle geçen Musa Anter, 1920 yılında Mardin’in Nusaybin ilçesine bağlı Ziwinge  (Eskimağara) köyünde dünyaya geldi. 1944 yılında Ayşe Hale ile evlenen Ape Musa, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ndeki eğitimi yarım bıraktı. KÜRT DİLİNE KATKILARI Üniversiteden ayrıldıktan sonra Şark Postası ve Dicle Kaynağı’nda yazmaya başlayan Anter, İleri Yurt gazetesindeki Kürtçe şiiri “Qimil/Kımıl” sebebiyle 1959 yılında tutuklandı, idamla yargılandı. 1960 darbesinden sonra serbest kalan Anter, cezaevinden çıktıktan sonra Deng, Barış Dünyası ve Yön dergilerinde yazdı. Ape Musa, çeşitli tariflerde Dicle-Fırat, Azadiya Welat, Yeni Ülke, Özgür Gündem, Rewşen ve Tewlo’da yazdı. Bununla birlikte yedi kitap ve bir de Kürtçe-Türkçe Sözlük yayımladı. 11 YILI CEZAEVİNDE GEÇTİ Daha sonra Türkiye İşçi Partisi’nde (TİP) aktif siyasete atılan Anter, 1965 seçimlerinde Mardin’den aday oldu. Ancak son anda gerçekleşen aday değişikliği yüzünden bağımsız olarak seçimlere giren Anter, 12 Mart 1971’de tekrar tutuklandı ve Seyrantepe Askeri Cezaevi’nde 3 yıl kaldı. 12 Eylül 1980’de ise “Kürtçülük” propagandası yapmaktan tutuklanıp Nusaybin Cezaevine konulan ve 1 yıl sonra tahliye edilen Anter’in, toplamda 11 yılı cezaevinde geçti. JİTEM TETİKÇİSİ CİNAYETİ ANLATTI Kürt bilgesi Anter, 20 Eylül 1992 yılında bir Kültür-Sanat Festivali’ne katılmak için geldiği Diyarbakır’da JİTEM elemanları tarafından Seyrantepe Semtinde katledildi. Cinayetle ilgili başlatılan soruşturma ve kovuşturmada bugüne kadar bir gelişme sağlanamazken, JİTEM tetikçisi Abdulkadir Aygan 2004 yılında Apê Musa cinayetine ilişkin itiraflarda bulundu. Apê Musa cinayetini JİTEM’in planladığını itiraf eden Aygan, JİTEM kurucusu Binbaşı Ahmet Cem Ersever, Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım, JİTEM elemanları Mustafa Deniz, Savaş Gevrekçi, Ali Ozansoy, itirafçı Cemil Işık (Hogir) ve Hamit Yıldırım’ın cinayetten sorumlu olduğunu söyledi. PİRHA

Sohbeti Aç
Sizi Dinliyoruz
Merhaba Size Nasıl Yardımcı Olabilirim?