Alevilerden çağrı: Yeşil Sol Parti’de birleşelim

Cumhurbaşkanlığı ve 28’inci dönem seçimlerine 24 gün kalırken, partiler de seçim çalışmalarını son hızla sürdürüyor. Yüksek Seçim Kurulu (YSK) tarafından açıklanan verilere göre Ankara genelinde kurulacak 12 bin 251 sandıkta 4 milyon 280 bin 941 seçmen oy kullanacak. Partilerin hitap ettiği kitlelerin başında yine Aleviler gelirken, Aleviler 2023 seçimlerinde Emek ve Özgürlük ittifakı altında seçime giren Yeşil Sol Parti’den yana oy kullanacaklarını dile getirdi. https://youtu.be/vGlJ53Tjc9A CEMEVİNE KUR’AN-I KERİM HEDİYE EDİLDİ AKP-MHP iktidarı, 2018’den bu yana Alevilere yönelik birçok açılım yaparken, Alevilerin hiçbir açılım karşısında rızası alınmadı. Sünni İslam inancını Alevilere dayatan Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, Alevi nüfusunun yoğun olduğu Dersim’e yaptığı ziyaret esnasında Hacı Bektaş Veli Kültürünü Yayma ve Yardımlaşma Derneği’ne Kur’an-ı Kerim hediye ederken, Tunceli Cemevi’ne yaptığı ziyarette de Erbaş’tan cemevine iki imam hatipli ve ilahiyatçı dede atanması istendi. Söz konusu durum ise yoğun tepkilere neden oldu. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın Tunceli İl Müftülüğü ’ne gönderdiği yazılarda “Newroz ve Hıdırellez Görevlendirmeleri” gerekçesiyle 12 kişiyi gri pasaportla Avrupa’ya göndermesine ilişkin belgeler de Aleviler tarafından tepkiyle karşılandı. Dönemin Milli Eğitim Bakanı (MEB) İsmet Yılmaz, zorunlu din derslerine ilişkin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararına ilişkin “Alevi kardeşlerimiz din kültürü ve ahlak bilgisi dersinin kaldırılmasını istemiyorlar” diyerek Alevi kurumlarının taleplerini görmezden geldi ve AİHM kararı uygulanmadı. Söz konusu durum 2019 yılında da devam etti. ALEVİ ADAYLAR KABUL EDİLMEDİ Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul 3’üncü bölge 1’inci sıradan aday olan Alevi adaylar Turgut Öker ve Pir Zeynel Kete’nin adaylığı, Cumhurbaşkanı’na hakaret gerekçesiyle verilen hapis cezası nedeniyle kabul edilmedi. 31 Mart 2019 yerel seçimleri öncesinde ise 103 köy, 156 mahalle muhtarı olmak üzere 259 muhtar görevden alındı. İçişleri Bakanlığı açıklamalar doğrultusunda görevden alınan muhtarların çoğunun Kürt ve Alevi olduğu ortaya çıktı. ALEVİLERE YÖNELİK ASİMİLASYON POLİTİKALARI 2018 yılından bu yana birçok asimilasyon politikası da devlet eliyle sürdürüldü. 2018’de İstanbul’da Alevi İmam Hatip Lisesi açılırken, İstanbul Sarıyer’de mahallede bulunan cemevi ve Alevi yurttaşların evlerine korsan hoparlörler takılarak yüksek sesle ezan dinletildi. Çorum’da Alevilerin cem yaptığı Koyunbaba Türbesi cami olarak kullanılmaya başlandı. Koyunbaba Türbesi’nin cami olarak kullanımı 2019 yılında da sürerken, 2019 başlarında Kars Sarıkamış’da Alevilerin yaşadığı Aşşağı Sallıpınar köyüne cami yaptırılmaya çalışıldı. Aleviler’in imece usulü ile yaptıkları Sultangazi Cemevi hakkında ise ‘imara aykırı’ olduğu gerekçesiyle 198 bin lira para cezası verildi. İstanbul ve Malatya’da bulunan alevi derneklerinin ise elektrikleri kesildi. İzmir başta olmak üzere birçok şehirde Kürt ve Alevi evlerine çarpı işareti konuldu. Söz konusu durum 2021 yılında da birçok kentte meydana geldi. ALEVİ BEKTAŞİ KÜLTÜR VE CEMEVİ BAŞKANLIĞI 2022 yılında AKP-MHP iktidarı “Alevi açılımı”nı yeniden gündeme getirerek bir torba yasa çıkardı. Bu yasa ile birlikte Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinede Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı kuruldu. Aleviler, söz konusu durumu birçok şehirde sokaklarda çıkarak protesto ederken, Ankara’da da Meclis önünde bir araya gelerek torba yasaya rıza göstermediklerini dile getirdi. Yanı sıra söz konusu torba yasaya karşı da Alevi Kurultayı gerçekleştirildi. Alevi akademisyenlere soruşturma açılırken, birçok alevi mahallesine hizmet götürülmemesi durumu 2022’de de sürdürüldü. ALEVİLERE DEPREMDE DE HİZMET EDİLMEDİ Alevilerin yoğun olarak yaşadığı Mereş Elbistan ve Pazarcix merkezli depremler sonucunda birçok insan yaşamını yitirdi. Can ve mal kaybına uğradı. Deprem boyunca birçok hak ihlali ortaya çıkarken, Aleviler yine nefret suçu ile karşı karşıya kaldı. Alevi köylerine yardım geç götürülürken, yardım talebinde bulunan Oğlakkaya Köyü Alevi muhtarına da “Siz oy vermediniz, bir de hizmet mi istiyorsunuz” denildi. ‘KENDİNE BENZETİLMEYE ÇALIŞILAN BİR ALEVİLİK YARATILIYOR’ Alevilerin 2009 yılından başlayan açılımlarla oyalandığını söyleyen Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Eş Başkanı Mustafa Karabudak, 2018’de Cumhurbaşkanlığı sistemine geçilmesiyle tek adam iktidarının Alevilerin yaşam alanının daralttığına dikkat çekti. Karabudak, son olarak 2022’de Kültür Bakanlığı’na bağlı Alevi Masası’nın kurulmasının Alevilerin rızası alınmadan yapıldığına dikkat çekerek, şunları söyledi: “Aleviler, eşit yurttaşlık, inancın ve dinin özgürlüğünü talep ediyor ve bununla ilgili çalışmalar yaptı. Alevi Masası’na karşı Meclis önünde açıklama yaptık, İstanbul’da bir kurultay yapıldı. Siyasal iktidarın dayattığı hiçbir şeyi kabul etmiyoruz. Alevileri yanında tutmayan iktidar bu olayı faturalara kadar indirgedi. Maaşlı dedeler, personeller tuttu. Bizi de valilik, kaymakamlık aradı. DAD olarak ‘hiçbir talebinizi kabul etmiyoruz’ dedik. Alevilik rıza toplumudur. Kendi cemevlerini, kurumlarını insanlardan aldığı aidat ve bağışlarla finanse ediyoruz, ayakta duruyoruz. Hala insanları yanında tutarak, gri pasaporttan tutun da maaş, kadro, yer göstermeye kadar oynamaya devam ediyorlar. Tarihten bu yana asarak, keserek bitiremediği Alevileri yanında tutarak, kendine benzeterek bir Alevilik yaratmaktır.” ALEVİLER VE 3’NCÜ YOL Karabudak, 2023 seçimlerine giderken Cumhur ve Millet ittifakı olmak üzere iki bloğun olduğuna dikkat çekerek, söz konusu blokların ötekilere yönelik söz söylemediğini vurguladı. “Sadece biz diğerinden daha iyi yönetiriz mantığı var” diyen Karabudak, sözlerini şöyle sürdürdü: “Aleviler bunu yakından takip ediyor ve kendilerini içinde görmedikleri bir yerde olacaklarını zannetmiyorum. 2 bloğun yanı sıra ezilenlerin, ötekilerin ve mazlumların yer aldığı sol, sosyalist, yurtseverlerin yer aldığı 3’üncü bir blok var. Aleviler bundan doğru bir tercih yapacaklar, kendilerini ifade eden, taleplerini programına koyan bir parti bloğunun yanında yer alacaklardır. Sohbetlerimizde de insanların bunu samimim bulduğunu görüyoruz. Diğerlerinin birbirinden farkı yok. Tüm açıklamalarına, seçim bildirgelerine bakıp yakından takip ediyoruz. Bir fark yok. Sadece seçim döneminde verilen sözler var o da altı doldurulmayan günlük, politik söylemlerdir.” ‘EZİLEN KESİMLER 3’NCÜ BLOKTA OLACAK’ Karabudak, Alevilerin taleplerini eşit yurttaşlık, demokratik bir anayasa, inancın özgürlüğü, diyanetin reforme edilmesi, cemevlerinin statüye kavuşması ve anadilde eğitim olarak sıraladı. Alevilerin bunun takipçisi olacağını belirten Karabudak, “Aleviler, bunları vaat eden bir partinin yanında durur, onu iktidar yaparsa sorun kendiliğinden çözülmüş olur. Sadece Alevilerin de değil, kendini ifade edemeyen, ezilen kesimler 3’üncü blokta olacaktır. DAD olarak da daha önce yayınlanan 14 maddelik tutumda da kendimizi gördük. Deprem ve seçim gündemli bir süreç var. Seçimin ne olacağına dair bir belirsizlik, insanların korkuları, kaygıları var. Böyle sıkıntılı bir süreçte seçime gidiyoruz. Hızır hepimizin yardımcısı olsun” diye konuştu. ‘İKTİDARA 14 MAYIS’TA DERS VERELİM’ Hüseyin Yıldız da, Alevilerin örgütlenmesi ve bir çatı altında toplanması gerektiğine dikkat çekerek, şunları kaydetti: “Bir tarafta CHP bir tarafta AKP bir tarafta İYİ parti faktörü var. Bizim tahammülümüz kalmadı. Birde HDP çatısı altında Yeşil Sol Parti var. Hepimiz Yeşil Sol Parti altında birikmeliyiz. Bizlere ‘Cemevi, cümbüş evi’ diyerek hakaret yağdıran bir iktidar var. Ona karşı örgütlenmeli, gerekirse ayın 14’ünde ona bir ders vermeliyiz. Bu Aleviler için kaçınılmaz bir zamandır.” ‘YEŞİL SOL PARTİ ALTINDA
HDP ve Yeşil Sol Parti’den Bayram Mesajı: 14 Mayıs’ı çifte bayrama dönüştürebiliriz

Yayınladıkları mesajla Ramazan Bayramını kutlayan HDP Eş Genel Başkanları ve Yeşil Sol Parti Eş Sözcüleri, “Bu bayramı 14 Mayıs’ta çifte bayrama dönüştüreceğimize inancımız tamdır” dedi. Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanları Pervin Buldan ve Mithat Sancar ile Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Eşsözcüleri Çiğdem Kılıçgün Uçar ve İbrahim Akın, Ramazan Bayramı dolayısıyla yazılı açıklama yayınladı. Açıklamada, Ramazan Bayramı’na büyük bir acı, ağır kriz, topluma yaşatılan açlık ve yoksulluğun gölgesinde girildiği belirtilerek, “Bayramı öte yandan değişim ve dönüşümün, gerçek bayramların ve büyüyen umutların kıyısında karşılıyoruz” denildi. ’14 MAYIS’I KALICI BAYRAMLARA DÖNÜŞTÜREBİLİRİZ’ Depremde ihmaller sonucunda yaşamını yitiren on binlerce insanın anıldığı açıklamada şunlara yer verildi: “Onlara verdiğimiz sözün ve anılarına bağlılığın gereği olarak gerçek bir değişimi yaratmak zorundayız. Şimdi daha çok kenetlenmenin, kucaklaşmanın, aramıza örülmek istenen duvarlara inat birbirimize sarılmanın zamanı. Yaralarımızı birlikte saracağız, umudu ve sevinçleri birlikte büyüteceğiz. Bu bayram vesilesiyle bütün halkımızı, iktidara rağmen depremde ortaya çıkan dayanışma duygusunu büyütmeye ve bunu 14 Mayıs’ta gerçek bir değişim ve dönüşüm haline getirmeye çağırıyoruz. Yaşamımızı eşit ve özgürce yeniden yaratabiliriz. 14 Mayıs’ı üzerinde yaşadığımız bu topraklar ve halkımız için gerçek ve kalıcı bayramlara dönüştürebiliriz. Halklarımızın Ramazan Bayramı’nı kutluyor; bayramın barışa, kardeşliğe, eşitliğe ve özgürlüğe vesile olmasını diliyoruz. Bu bayramı 14 Mayıs’ta çifte bayrama dönüştüreceğimize inancımız tamdır.” MA/ANKARA
Hozatlı yurttaşların seçimden sonraki beklentileri: Barış!

PİRHA-Türkiye’nin en büyük sorununun ekonomik kriz olduğunu belirten Hozatlı yurttaşlar, “Seçimlerden sonra ülkede iyi şeyler olacağına dair umudumuz var, umarız seçimlerden sonra ülkeye barış gelir” dediler. Yurttaşlar, Kılıçdaroğlu’nun da bir değişim için Kılıçdaroğlu’nun kazanmasının gerekli olduğunu vurguladılar. Türkiye 14 Mayıs’ta yapılacak Cumhurbaşkanı ve Milletvekili Genel Seçimi’ne kilitlenmiş durumda. Hozat’ta yaşayan yurttaşlara seçimi ve seçimden sonra ülkede nelerin değişmesini istediklerini sorduk. “SEÇİMLERDEN SONRA ÜLKEDE GÜZEL ŞEYLER OLSUN” Ülkenin kötü bir durumda olduğunu söyleyen Erdem Boztaş, “Gençlerin işsizlik oranı çok fazla, o yüzden seçimlerden sonra ülkede değişimin olmasını istiyoruz” diye belirtti. Ülkede ekonomik krizin olduğunu belirten Sinem Yılmaz ise “Alevi olduğumuz için okulda zorluklar yaşıyoruz, bu sorunun ortadan kalkmasını istiyoruz. Seçimlerden sonra ülkede iyi şeyler olacağına dair umudumuz var, inşallah güzel şeyler olur” dedi. “EN BÜYÜK SORUN İŞSİZLİK” En büyük sorunun işsizlik olduğunu ifade eden Aslı Güner, “Ekonomik krizden dolayı gençlerimiz yurtdışına gitti. Seçimlerden sonra inşallah gençlerimiz yurtdışından döner ve cezaevlerindeki baskılar sona erer” dedi. Nezaket Oğuz da, seçimlerden sonra ülkede değişimin olması gerektiğini vurgulayarak, “Gençlerimiz okusa da iş bulamıyor okumasa da iş bulamıyor. Gençlerimiz yurtdışına gittiği zaman üzülüyorum, neden burada kalmasınlar. Ben şimdiye kadar hiçbir zaman CHP’ye oy vermedim ama bu seçimde Recep Tayyip Erdoğan gitsin diye oy vereceğim. Aleviler olarak bu ülkede Sivas’ta, Maraş’ta ve Dersim’de katledildik ama bizim kimseye kinimiz yok. Aleviler olarak birlik olmadığımız için geçmişten beri eziliyoruz” diye ifade etti. ‘Seçimlerden sonra ülkede barış olsun’ diyen Azime Demir, “Biz geçmişten beri sürekli eziliyoruz ama artık gençlerimiz ezilmesin. İnşallah Kemal Kılıçdaroğlu seçimi kazanır ve biz de biraz rahatlarız” diye konuştu. PİRHA/DERSİM
Yeşil Sol Parti ve CHP’nin Dersim’deki kadın milletvekili adayları bir araya geldi

CHP Dersim Milletvekili adayı Hüsniye Karakoyun, Yeşil Sol Parti’nin seçim bürosunda Yeşil Sol Parti Dersim Milletvekili adayı Ayten Kordu’yu ziyaret etti. “KADIN ADAYLARIN OLMASI ÇOK KIYMETLİ” Çok seviyeli ve ahlaklı bir seçim geçirme sözünü verdiğini ifade eden CHP Dersim Milletvekili adayı Hüsniye Karakoyun, “Bu seçimde kadın adayların olması çok kıymetli, kadınların daha fazla mecliste olmasını istiyoruz. Seçim döneminde asla kendimizi rakip olarak görmüyoruz, bir mücadele yürütüyoruz. Seçim çalışması yürütürken birbirimize asla kinle bakmayacağız” dedi. “UMARIM DİĞER PARTİLERDE DAHA FAZLA KADIN ADAY GÖSTERİR” Yeşil Sol Parti Dersim Milletvekili adayı Ayten Kordu, ise konuşmasında şunları dile getirdi: “Biz kadın politikaları açısından bir rakip duygusuyla kadın arkadaşlarımızla yarışmıyoruz, böyle bir yaklaşımımız yok. 270 tane kadın adayımız var, biz hep eşitlik ilkesini uyguladık. Dersim’de güzel bir şey oldu, umarım diğer partilerde daha fazla kadın aday gösterir.” PİRHA/DERSİM
Ayten Kordu: Kimsenin inancımızı tarif etmesini istemiyoruz

Yeşil Sol Parti Dersim Milletvekili adayı Ayten Kordu, Emek ve Özgürlük İttifakı bileşenleri ve HDP Dersim Milletvekili Alican Önlü, Dersim’in Ovacık ilçesinde esnafı ziyaret edip, seçim bürosunun açılışını gerçekleştirdi. Yeşil Sol Parti Dersim Milletvekili adayı Ayten Kordu, Emek ve Özgürlük İttifakı bileşenleri ve HDP Dersim Milletvekili Alican Önlü, Pertek ve Hozat ilçelerinin ardından Dersim’in Ovacık ilçesinde de esnafı ziyaret edip, seçim bürosunun açılışını gerçekleştirdi. “TÜM HALKLARIN VE İNANÇLARIN HAKLARI ANAYASAL GÜVENCE ALTINA ALINMALI” Çok ciddi sorunlarının olduğunu vurgulayan Yeşil Sol Parti Dersim Milletvekili adayı Ayten Kordu, “İnancımıza dönük çok ciddi sorunlarımız var. Biz Aleviler olarak kimsenin bizi tarif etmesini istemiyoruz. Biz Kürtler olarak kimse bizim adımıza tanımlama yapmasın dedik. Biz kadınlar haykırdık hiç kimse bizim nasıl yaşayacağımızı belirleyemez dedik. O nedenle tüm halkların ve inançların hakları anayasal güvence altına alınmalı” dedi. Seçim bürosunun açılışı gerçekleştirildikten sonra halaylar çekildi. PİRHA/DERSİM